Peki ama şeytan için, bu mesele niçin, bu kadar önemlidir? Çünkü o, esasında, bir yuvanın canına okumakla sadece iki insanın canına okumuş olmuyor. Bir yuvayı yıkmakla o, aynı zamanda çoluk çocuğun, ayrılan eşlerin anne babalarının, yakınlarının, sevenlerinin, hatta diyebiliriz ki, bir mânâda, bütün bir toplumun
Eğer herhangi bir sebepten dolayı sevdiğiniz insandan evli olduğunuz insandan ayrıldı iseniz bu dua ile kısmet ise biten evliliğiniz daha kuvvetli bir aşk ile tekrar başlayacaktır. 1. ha mım. 2. vel kitabil mübiyn. 3. inna enzelnahü fı leyletim mübaraketin inna künna münzirın. 4. fıha yüfraku küllü emrin hakiym.
Kapanan iki hesabımdan birini ben geri aldım. Bundan sonra onda da yazacağım. Eski günlerdeki gibi. @aslanamca2022
EşiminHemen Eve Gelmesi için Dua İnsanlar, sevdikleriyle evlendikleri zaman mutlu bir yuvanın hayalini kurar. Ancak bazı zamanlarda eşlerden birinde Son Gönderiler
Kadında aranan başka bir vasıf da iyi huylu ve temiz ahlâklı olmasıdır. Zaten dinî hayatına dikkat eden kadınların ekserisi, İslâm ahlâkını yaşamaya çalışacaktır. Kadının erkek hakkında fikir ve tercihi de unutulmamalı, ihmal edilmemelidir. Çünkü ömür boyu sürecek ve sonsuz hayatta da devam edecek bir beraberlik
Wd0Q. Büyük bir belanın uzaklaşması haklı bir davayı kazanmak, dağılmış veya bozulmak üzere olan bir yuvayı düzeltmek ve ihya etmek için yedi gün kırk birer defa okunur. Bismillahirrahmanirrahim İhtecebtü bi nurillahil kadimil kâmil Ve tahassantü bi hisnillâhil kaviyyiş şamil Ve rameytü men bega aleyye bi sehmillâhi ve seyfihil katil Allahümme ya Galiben alâ emrihî. Veya kaimen fevka halkihi veya hailen beynel meri ve kalbihi hul beyni ve beyneş Şeytani ve nezğihi, ve beyne men la takate li bihi min’ halkike ecmein Allahümme küffe annı elsinetehüm, vağlül eydiyehüm ve ercülehüm, varbit ala kulübihim, ve’cal beyr ve beynehüm sedden min nuri azametike ve hicaben min kuvvetike ve cünden min sultanike inneke Hayyün, Kadirün. Muktedirün, Kahhar Allahümme ağşi anni ebsarel eşrari vel zalemeti hatta la übali bi ebsarihim yekadü sena berkihi yezhebü bil ebsar Yukallibullahül leyle ven nehar İnne fi zalike leibraten li ülil ebsar Bismillahi kaf ha ya ayın sad Bismillahi ha mim ayın sin kaf Kemain enzelnahü mines semai fahtelata bihi nebatül ardi feasbaha heşimen tezrühür riyah Hüval-lahüllezi la ilahe illa hu, alimül gaybi veş şehadeti hüver Rahmanürrahim Yevmel azifeti izil kulübü ledel hanaciri kazimine ma lizzalimine min hamimin ve la şefi-in yuta’ Alimet nefsün ma ahdarat. Fela uksimü bil hunnesil. Vel cevaril künnesi. Vel leyli iza as’ase. Ves subhi iza teneffes Sad. Velkurani ziz zikr. Belillezine keferu fi izzetin ve şikak Şahetil vücuh amiyetil ebsar ve kelletil elsünü. Cealtü hayrihim beyne a’yünihim ve şerrihim tahte akdamihim ve hatemi Süleymane beyne ektafihim, la yesmeune, vela yubsirune, ve la yentikune. Bihakkı Kaf, Ha Ya, Ayın, Sad. Fese-yekfike-hümullahü ve hüves semiul Alim. 3 defa. inne veliyyiyallahül-lezi nezzelel kitabe ve hüve yetevelles salihin 3kere Fe in tevellev fekul hasbiyallahü la ilahe illa hu, aleyhi tevekkeltü ve hü Rabbül Arşil Azim 7 kere. Bel hüve Kur’ anul mecid. Fi levhin mahfuz Allahümmahfızni min fevkıy ve min tahti ve an yemini an şimali ve min halfi ve min emami ve min zahirı ve min batıni ve min ba’dıy min külli ve min hayli ve beyne ma yehulü beyni ve beyneke ya allahü ya allahü ya allahü ve la havle ve la kuvvete ila billahi aliyyil azıym Ve sallellahü ala seyyidina muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ve selleme
Değerli kardeşimiz, Aile Neseb veya evlilikle bir araya gelmiş, ana-baba ve çocuklardan oluşan topluluk. Büyük baba, nine, torunlar da aile tanımı içine girdiğinden, onlar da ailenin bir ve erkeğin birbirlerine karşı duydukları his, arzu, duygu, ve meyiller Sünnetüllah gereğidir. Âl-i İmrân, 3/14. Allah Teâlâ insana, yaratılışındaki fıtrata uygun olarak bu duyguları vermiş, yalnız bu meyillerin tatmin yolunu da belli prensiplerle sınırlamıştır. Bu sınırlar, sünnete uygun evlenmelerdir. İslâm'a uygun olmayan evlenme ve ilişkilerle meyiller eşler arasında maddî ve manevi tatmini sağladığından, sükunet ve rahatlık unsurudur. Neslin devamı ve gelişebilmesi için evlilik müessesesine ihtiyaç vardır. Kur'an-ı Kerîm ve sünnetde belirlendiği şekilde olmadıkça, bir aile yuvası kurulmasından söz edilemeyeceği gibi, doğan çocukların da meşru olacağı aileyi ilk insan Hz. Âdem ile Hz. Havva kurmuştur. O zamandan beri aile müessesesi olgunlaşmış ve gelişmiştir. Bununla beraber, toplumların, ekonomik durumun, iklimin etkisiyle çeşitli aile tipleri meydana ana-baba, çocuklar, biraz daha geniş anlamıyla karı-kocanın akrabasından ailesinin kurulması için ilk şartı, mümin bir erkekle mümine bir kadın olması, birbirleriyle sıhriyetin Kur'an'da yasaklananlardan olmaması gerekir. Kur'an'da anne, baba, kızlar, oğullar, kardeşler, teyzeler ve yeğenlerle evlenmenin haramlığı ile süt kardeşler arasındaki evliliğin yasak olduğu hükme bağlanmıştır. Yine Kur'anî hükme göre hala ve amca ile evlenmek getirdiği hükümler, iki kız kardeş ve hanımın yeğenini bir arada nikâhlamayı yasakladığı gibi, hanımın vefatından sonra bunların nikâhlanabileceğini de mümkün kılmıştır. Hala ve amca çocuklarının evlenmeleri ise helâl kılınmıştır. Çocukların eşleri ile kayınvalide, üvey anne ve üvey baba ile ve evli kadınlarla evlenmek haramdır."Sizlere, analarınız, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz kardeşlerinizin kızları, kız kardeşlerinizin kızları, sizi emziren süt anneleriniz, süt kardeşleriniz, karılarınızın anneleri, kendileriyle gerdeğe girdiğiniz kadınlarınızın yanında kalan üvey kızlarınız -ki onlarla gerdeğe girmemişseniz size bu engel yoktur-, öz oğullarınızın eşleri ve iki kız kardeş bu arada olmak suretiyle evlenmek size haram kılındı. Geçmişte olanlar geçmiştir. Doğrusu Allah bağışlar ve merhamet eder." "... Evli kadınlarla evlenmeniz de haram kılındı..." Nisâ, 4/23-24Ailenin huzurlu olması için, aileyi oluşturan bireylerin birbirlerine karşı görevlerini yerine getirmeleri gerekir. Bu görevler şöyle özetlenebilira. Karı-Kocanın Birbirlerine Karşı GörevleriKarı-koca birbirlerinin eksiklerini, kusurlarını görmemeli, namus ve iffetlerini korumalıdırlar. Böylece bütünleşerek aile saâdetini sağlamalıdırlar. Dinimiz aile reisi olarak erkeği tanır"Erkekler kadınlar üzerinde hakimdir." Nisâ, 4/34ayeti bunu ifade eder. Çünkü erkekler kadınlardan daha güçlü olarak yaratılmışlardır. Ailesinin geçimini sağlamak erkeğin görevidir. İslâm buna o kadar önem verir ki, bir erkeğin Allah rızasını gözeterek aile fertlerine yaptığı harcamayı sadaka kabul eder. Riyâzu's-Sâlihîn, I/331Kocanın hanımına karşı hak ve görevlerini hadisler ışığında şöyle sıralayabilirizBir kimse hanımına iyi davranmalı, onu kırmamalı, kaba davranışlardan sakınmalıdır. Peygamber Efendimiz şöyle buyurur"Ey ümmetim! Kadınlara hayırla muamele etmenizi tavsiye ederim. Çünkü onlar sizin emriniz altındadır. Fazla tahakküme hakkınız yoktur. Ancak açıktan fuhuş irtikâb etmiş olsalar o zaman durum değişir." Riyâzu'sSâlihîn, I/319Koca, hanımına hanım da kocasına ilgi göstermeli, saadeti evlerinde aramalıdırlar. Meşru olmayan yollara düşmemelidirler. İffet ve namus konusunda titiz davranmalıdırlar"Mümin erkeklere söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar ve ırzlarını zinadan korusunlar." Nûr, 24/30ayeti bunu ifade hanımına ve çocuklarına dinî emirleri hatırlatmalı iyi yönde eğitmelidir."Ailene namaz kılmayı emret." Tâhâ, 20/132."Yedi yaşındaki çocuğa namaz kılmayı öğretiniz. On yaşına vardıklarında kılmazlarsa cezalandırınız." Riyâzu's-Sâlihîn, I/339Koca, kendi mal varlığı ve imkânlarına göre hanımının nafakasını sağlayıp her türlü ihtiyacını gidermekle yükümlüdür. Ebû Davud, Nikâh, 41. Bu hususta cimrilik ettiği takdirde hanımı ilgili yöneticilere ve yargı makamlarına başvurup durumunu anlatabileceği gibi, kocasına danışmadan malından harcama hanımına asla "çirkinsin" dememeli, yaptığı işte sürekli kusurlar aramamalı İbn Mâce, Nikâh, 3, hanımını asla dövmemeli Buharî, Nikâh, 93, hanımını sürekli zan altında tutup onu gizlice takip etmeye kalkışmamalıdır. Müslim, İmâre, 56.Hanımının kocasına karşı görevlerine gelince;Hanım, ailenin reisi olan kocasına karşı bütün meşru ve İslâmi meselelerde itaat eşinin malını ailesinin her türlü sırrını, namusunu, çocuklarını durup dururken kocasından boşanmayı istememelidir. Çok zor durumda kalmadan kocasından ayrılmak isteyen kadına Cennet kokusu haramdır Ebû Dâvud, Talâk, 18. Kadın kocasından izinsiz olarak evinden dışarı çıkmamalıdır Buhârî, Nikâh, 116.Kadının kocasını memnun etmesi onun en önemli görevidir. Bu konuda Hz. Peygamber şöyle buyurur"Herhangi bir kadın, kocası kendisinden razı olduğu halde ölürse Cennet'e girer." Riyâzu's Sâlihîn, I/326.Yine başka bir hadislerinde Resulullah Efendimiz şöyle buyurmuşlardır"Kadın kocasının yatağını mazeretsiz terkederek gecelerse, o kadına melekler sabaha kadar lânet ederler." Aynı eser, 323 Kadın kocasına olgun ve iyi davranmalı, zenginliği ve güzelliği ile övünmemeli, ev işlerini düzenlemeli, çocuklarına bakmalı, kocasının malını israf etmemelidir Tecrîd-i Sarîh Tercümesi, V/174.b. Anne Babanın Çocuklarına Karşı GörevleriAnne ve babanın ilk görevi, çocukların ihtiyaçlarını karşılamaktır. Peygamber Efendimiz şöyle buyurur"Bir adamın hayır için harcadığı paranın en faziletlisi, ailesine sarfettiği parayla, Allah yolunda kullanacağı atı için verdiği ve bu de Allah rızası için mücahid arkadaşlarına sarfettiği paradır." Riyâzu's-Sâlihîn, I/329Çocukların ihtiyaçları temin edilirken ne israfa kaçılmalı, ne de cimrilik yapılmalıdır. Her iki husus da dinimizin uygun görmediği çocuğunu güzel terbiye etmeli, anlayamayacağı bilgilerden ona bahsetmemeli, eğitimde basitten mürekkebe karmaşığa gitmelidir. Evvelâ, Allah'ı tanıtmalı, imanı kavratmalı, inandırmalı, uygun yasa vardıklarında da ibadetleri öğretmelidirler. Ayrıca neyin iyi, nelerin kötü olduğunu anlatmalı, yeme-içme, oturup-kalkma adabını öğretip bunları benimsetmelidir. Bunlar yapılırken anne babanın çocuklarına iyi örnek olmaları gerekir. Çünkü çocuklar daima büyüklerini taklit çocuklarına adaletle davranmalı, onların kıskançlık duygularını kamçılamamalı, kız-erkek ayrımı çocuklarına güzel isimler koymalı, sünnet ettirmeli, İslâmî bilgi ve duygularını çocuklarına sevgi ve merhamet göstermelidir. Peygamber Efendimiz, bir dizine Üsâme'yi, diğer dizine de Hasan'ı oturtur, sonra"Allah'ım bunlara rahmet ve saâdet ihsan buyur, çünkü ben bunların hayır ve mutluluğunu diliyorum." buyurmuştur Tecrid-i Sarih Tercümesi, XII/127Anne-baba evlenme cağına gelen çocuklarını, temiz ve ahlâklı kimselerle evlendirmelidirler. Hz. Peygamber şöyle buyurmaktadır"Geride kendisine dua edecek hayırlı bir çocuk bırakan kimsenin amel defteri kapanmaz, kendisine sürekli olarak hayır yazılır." Ebû Davud, Vesâyâ, 14.c. Çocukların Anne ve Babalarına Karşı GörevleriÇocuklar, anne ve babalarına itaat etmeli ve iyilikte bulunmalıdırlar"Biz insana, ana babasına iyilik yapmasını da tavsiye ettik." Lokman, 31/14.Çünkü bir çocuğun yetişip büyümesinde en büyük fedakârlığı, anne ve baba anne ve babalarına karşı saygı ve şefkat göstermeli, istediklerini yerine getirmeli, onları memnun etmelidir."Rabbin şunları kesin olarak buyurdu Ancak O'na ibadet edin, ana-babaya ihsan ve iyilik yapın. Birisi yahut ikisi de yanında ihtiyarlarsa sakın onlara 'öf' bile deme, onlara darılma ve yüzlerine bağırma, ikisine de ikram et ve tatlı söz söyle. ikisine de merhamet besleyerek tevazu göster ve de ki 'Rabbim ikisine de merhamet et, onlar beni küçük iken nasıl terbiye etmişlerse sen de her ikisine merhamet et.'"Rabbiniz gönlünüzdekini daha iyi bilir. Ana-baba haklarında iyilik ederseniz Allah size mağfiret eder. Çünkü o, günaha tövbe edenleri muhakkak affedicidir." İsrâ, 17/23-25.Abdullah b. Mes'ud diyor ki"Peygamber Efendimize- Allah'ın katında en sevgili amel hangisidir, diye sordum, Peygamber Vaktinde eda olunan namazlar, Namazdan sonra hangisi daha sevgilidir, Ana-babaya iyilik etmektir, Sonra hangisidir, Allah yolunda cihaddır, buyurdular." Riyâzu's-Sâlihîn, I/347.Çocuklar, anne-babaları hakkında kötü konuşmamalı, onlara sövmemelidir, vasiyetlerini yerine getirmeli, dostlarına ikramda bulunmalıdırlar"Ey Rabbimiz kıyamet günü, beni, anne-babamı ve bütün müminleri mağfiret eyle." İbrahim, 14/41 diye dua olan çocuklar ana-babalarının odalarına her zaman izin alarak girmelidirler. Baliğ olmayan küçükler de şu üç vakitte ana-babalarının veya başkalarının odalarına izin ile girmelidirler Sabah namazından önce, yani yataktan kalkıp giyinileceği zaman; öğle uykusu sırasında yatsı namazından sonra yatılacağı bu vakitler karı-koca arasında mahrem vakitlerdir. Allah Teâlâ, bütün müminlere bunu çocuklarına öğretmelerini emretmiştir Nûr, 24/58.Hz. Peygamber, "Kime iyilik edeyim?" diye soran bir sahâbiye şu karşılığı vermiştir"Ananıza bunu üç defa tekrarlamıştır sonra babanıza, sonra en yakın olanlara." Buhârî, Edeb, 2; Müslim, Birr, 1,2; Ebû Dâvud, Edeb, 120.Yine Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur"Anne Cennet kapılarının ortasındadır." İbn Hanbel, V/198;"Cennet annelerin ayakları altındadır." Nesâî, Cihad, 6 .Çocuklar, ana-babalarına karşı daima saygılı olmalı, onlara karşı tatlı dilli, güler yüzlü davranmalıdırlar. Ana-babanın bütün söylediklerini Allah'a itaatsizlik söz konusu olmadıkça, dinlemek ve kabul etmek gerekir. Her işte onların rızasını almaya çalışmalıdır. Onların hizmetlerini kendi hizmetinden önce görmelidir. Öldüklerinde de onları rahmetle anmak, onlar için hayır dua etmek, hayır yapmak, vasiyetlerini yerine getirmek şirkten sonra en büyük günah ana-babaya itaatsizliktir. Ana baba İslâmî emirleri yerine getirmede ve yasaklardan kaçınmada titizlik göstermiyorlarsa ve hatta kâfir iseler, bu onların ana-baba olmalarından doğan haklarını ortadan kaldırmaz. Dolayısıyla onlara Allah'a isyan teşkil etmeyen hususlarda itaat etmek ve her zaman iyi davranmak Kardeşlerin Birbirlerine Karşı GörevleriKardeşler birbirlerine karşı iyi davranmalı, küçükler büyüklere itaat edip onlara saygı beslemeli, büyükler de küçüklere hoşgörü ile davranmalıdırlar. Ancak bu şekilde âilede mutluluk ve huzur maddî hırs sebebiyle, aralarındaki birlik ve beraberliği, ahengi kabiliyetleri birbirlerini kıskançlığa sevketmemelidir. Kimi insan ilme meraklıdır, o sahada ilerler, şan şöhret sahibi olur; kimi insan da ticarete meraklıdır, o sahada çalışır, ilerler, zengin olabilir. Bunları olgunlukla karşılamalı, herkesin aynı şey olamayacağı, aynı sahada çalışamayacağı gerçeği -varsa tabii- fikir ayrılıklarını, konuşarak, birbirlerinin düşüncelerine hürmet duyarak çözüm yoluna koymalıdırlar. Sertlikler ve tartışmalar daima kötü sonuçlar doğurur. Ailevî huzursuzluklara, tatsızlıklara neden aile hukukunun özelliklerine gelince;Evliliğin gayesi aileye huzur ve mutluluk, toplumda da iyi bir nesil temin etmektir,"Onun varlık ve kudret alâmetlerinden birisi de size kendinizden eşler yaratmasıdır, ki siz onlarla huzur ve sükûnete kavuşursunuz. Ve aranıza sevgi ve rahmet koymuştur." Rûm, 30/21."Onlar kadınlarınız sizin için elbise, siz de onlar için elbisesiniz..."Bakara, 2/187.İslâm cinsî ihtiyacın tatminini tabii karşılamakla beraber, evliliğin gayesinin bundan ibaret olmadığını söylemektedir."Doğuran siyah kadın, doğurmayan güzel kadından daha iyidir.","Evlenin, çoğalın Çünkü ben kıyamet gününde diğer ümmetlere karşı sizinle iftihar edeceğim." Avnu'l Ma'bûd Şerh Ebu Dâvud, I/173.Kocanın karısıyla müşterek, yüce ve insanî bir hayat sürmek arzusunun belirtisi olan mehrin sembolik bir şey olması da aynı gayeye mutluluğu, çocukların asaleti ve İslâm toplumunun kurtuluşu evleneceklerin birbirlerini seçerken kullandıkları ölçü ile yakından ilgilidir. Bu konuda Resulullah şöyle bir ölçü koymuştur"Kadın dört özelliğinden dolayı nikâhlanır Malı, asaleti, güzelliği ve dindarlığı; eli toprak olasıca, durma dindarını bul!" Buhârî, Nikâh, 16.İslâm'da evlilik, formalite ve merasimlerden uzak İslâmî bir akittir. Nikâh'ın ilân edilmesi, yakın dost ve akrabaya ziyafet verilmesi, tef vb. çalınıp şenlik yapılması güzel telâkki edilmiş, teşvik görmüş, böyle bir davete icabet etmemek hoş karşılanmamıştır Buhârî, Nikâh, 66 vd..Evlilik gerçekleşince karı ve koca Allah önünde birbirlerinin haklarına uymakla yükümlüdürler. Bu karşılıklı haklar aile reisliği hariç eşitlik esasına dayanır. Evlilik kadının şahsiyetini ortadan kaldırmaz, erkeğin hukukî ve sosyal kişiliği eşinin haklarını gölgelemez. Kadın kendi aile ismini taşıyabilir, kendine ait mallar üzerinde tam ve bağımsız bir tasarruf yetkisini birbirlerine iyi niyet ve güzel ahlâk ile davranacaklardır."İyileriniz, ailesine karşı iyi olandır..." İbn Mâce, Nikâh, 50.Ufak tefek huysuzluk, geçimsizlik ve kusurlara sabredecek, yuvanın yıkılmaması için tahammül göstereceklerdir"...Kadınlara normal ve iyi davranın; onlarda hoşunuza gitmeyen bir şey olursa, belki bir şey hoşunuza gitmediği halde Allah onu birçok hayırla doldurmuştur."Nisa, 4/19Anlaşmazlık büyürse hakeme başvurulacak, hakemler de âilenin devamını sağlayamazlarsa son çare olarak, usulüne uygun "tedricî boşanma" sistemi uygulanacaktır .İslâm aile hukuku, dördü geçmemek üzere ve oldukça güç durumlara ve şartlara bağlı olarak erkeğin aynı zamanda birden fazla kadınla evlenmesine izin vermiştir. İlk eş, üstüne evlenilmemesi şartını koşmuş ise, ikinci evlilik yapılamayacağı gibi, usulüne uygun evlenmelerde eşlerin hukuk ve şahsiyetini gözönünde bulundurmak ve ahlâkî ilişkiler yanında, anne-baba ile çocuklar arasındaki hukûkî münasebetler de itina ile tanzim edilmiştir. Ehliyet, velâyet ve vesâyet hükümleri babalı veya yetim bütün çocukların durumları ve menfaatları ile alâkalıdır. İslâm muhtaç ana babaya çocuklarının bakmasını, erkeğin karısına ve muhtaç olan akrabasına geçim sağlamasını teminat altına almıştır. Nihayet miras hükümleri de yakından uzağa bütün hısımların, ölenin malı üzerindeki haklarını tesbit etmiştir .İslâm hukuku, evlilerin zinasını -şartları tahakkuk ettiği takdirde- ölüm cezasına çarptırdığı, zinayı bu ölçüde yasakladığı için, ona götürmesi muhtemel bütün şüpheli yolları tıkamış, kadınlarla erkeklerin karışık eğlenmelerini, yabancı bir erkekle kadının baş başa kalmasını, kadının, yanında bir yakını bulunmadan, yalnız başına yolculuğa çıkmasını, kadın ve erkeğin birbirine ısrarla bakmalarını âile düzeninin oturduğu bu temeller, İslâm hukukunun aile anlayışını her hâliyle ortaya koymaktadır. Selam ve dua ile...Sorularla İslamiyet
31 Aralık 2012 1416 prenses88 Yuva yıkanın Allah katında affı olur mu? Yuvası olur mu?Böyle bir durumun affı olur mu Allah katında.. 31 Aralık 2012 1844 ggonulcelenn Aday Memur bilemiyorum tabi kader boyutu da var bunlar biraz hassas olduğundan o konuda çok yorum yapamıyorum ama 'senin için birini terkeden bir başkası için de seni terkeder' derler 31 Aralık 2012 1856 meraklikiz Yasaklı bilemiyorum tabi kader boyutu da var bunlar biraz hassas olduğundan o konuda çok yorum yapamıyorum ama 'senin için birini terkeden bir başkası için de seni terkeder' derler ggonulcelenn, 10 yıl önce - Alıntıya git bağlıyken biri sana bakarsa başkasına da bakma potansiyeli herzaman mevcuttur. 31 Aralık 2012 2339 Ehl-i DünYa Yasaklı yuva yıkmak büyük bir günah diye biliyorum.. 01 Ocak 2013 0023 prenses88 Müsteşar Kınamıyorum ama böyle bir durumu da aklım için onu bırakan yarında başkası için de seni bırakır.. Ayrıca evli olan kişilerinde hala macera peşinde koşmalarıda inanılmaz ıslah etsin böylelerini.. 01 Ocak 2013 1247 genç1nesil Kapalı Alma mazlumun ahını, çıkar aheste aheste. Görünüşte belki yuvası olabilir ama huzuru olur mu o da meçhul. Yuva yıkılarak kurulan yuva, her an sönmeye hazır bir soba ateşi gibidir. Kendine bile hayrı yoktur ama topluma zararlı bir kurum gibidir. O yuvadan yetişen çocuk da toplum için meçhul biridir. 01 Ocak 2013 1319 prenses88 Müsteşar Kıyametin alemetlerinden biri de bu konu olsa gerek.. 01 Ocak 2013 1324 genç1nesil Kapalı Öncelikle bu bir kul hakkıdır. Kul hakkından kurtulmak lazım. 01 Ocak 2013 1541 bana mı dedin Kapalı "Üç kişiye Allah lanet etmiştir Ana babasından yüz çeviren, karı kocanın arasına girip onları ayırmaya çalışan, bir de Müslüman toplumun arasına nifak sokmak için dedikodu yapmaya çalışan kimse." Kenzul Ummal, Hadis No43930. 01 Ocak 2013 1543 prenses88 Müsteşar "Üç kişiye Allah lanet etmiştir Ana babasından yüz çeviren, karı kocanın arasına girip onları ayırmaya çalışan, bir de Müslüman toplumun arasına nifak sokmak için dedikodu yapmaya çalışan kimse." Kenzul Ummal, Hadis No43930. bana mı dedin, 10 yıl önce - Alıntıya git Paylaşım için teşekkürler.. Burada en büyük görev genç kızlara yapılmasını istemediğin bir şeyi başkasına yapmanın da alemi yok.. 01 Ocak 2013 1609 genç1nesil Kapalı Sayın Bana mı dedin ve Sayın Prenses88, durumu özetlemişsiniz, imzamı atıyorum. 01 Ocak 2013 2033 prenses88 Müsteşar Hani imza nerede Bu konu çok hassas ve böyle bir hata yapmamak için iki kere düşünmek gerek.. 01 Ocak 2013 2144 Suya düşen deli Kapalı herkesin bi yuvası olur ama içinde mutluluk hzur olur mu bilemem. 01 Ocak 2013 2145 Suya düşen deli Kapalı ALLAH korusn ne yuvamz yıkılsın ne de yuva yıkan olalım. 01 Ocak 2013 2148 yabancı58 Daire Başkanı yuva yıkanın yuvası olmaz elbet birgün cıkar ya dünayda ya ahirette. 01 Ocak 2013 2150 Suya düşen deli Kapalı yuva yıkma işini hala ayrıldık olayından farklı bişi sanırım 01 Ocak 2013 2208 prenses88 Müsteşar yuva yıkma işini hala ayrıldık olayından farklı bişi sanırım Suya düşen deli, 10 yıl önce - Alıntıya git Oldukça farklı bişe.. 26 Mart 2013 1123 gy-gk Müsteşar Yardımcısı şu hayatta hiçbir şey karşılıksız kalmaz, tam unuttuğunda ya da esgeçtiğinde öyle şeyler olur ki, işte o zaman hatanı anlarsın ve karşılığını almış olursun. bence yuva bozanın yuvası da olmaz, ömrü de vefa etmez. 28 Mart 2013 2235 mertin annesi Memur "Üç kişiye Allah lanet etmiştir Ana babasından yüz çeviren, karı kocanın arasına girip onları ayırmaya çalışan, bir de Müslüman toplumun arasına nifak sokmak için dedikodu yapmaya çalışan kimse." Kenzul Ummal, Hadis No43930. bana mı dedin, 10 yıl önce - Alıntıya git bu üçünü birden barındıran insanlar tanıyorum... ne acııı... 28 Mart 2013 2254 CEVİZAĞACl Yasaklı sevdiğim kız, daha doğrusu beni sevdiğini sandığım kız başkasıyla evlendi, günah olması yuvalarını yıkasım var. 28 Mart 2013 2308 snms_4242 Başbakan Müsteşarı duaya ihtiyacım var diyordun,bu yüzden miydi? Toplam 71 mesaj
KÜNYE HAKKIMIZDA HARİTA YASAL ARA İLETİŞİM ANASAYFA HAYATIMIZ Yuvanızın Yıkılmaması İçin... Yazar Şerafettin Kalay, karı-kocanın sıkıntılı zamanlarında yeniden huzur bulmaları için dikkat etmeleri gereken konulara değinerek bazı tavsiyelerde bulunuyor. Eşlerden biri kendi üzerine düşeni yerine getirmeye gayret ettiği gibi yaşanılan dünyanın her zaman güllük gülistanlık olmadığını, rüzgarın her zaman istenilen taraftan esmediğini bilmeli, sıkıntılı, acılı, gergin anların, varlık ve yokluk zamanlarının olduğunu fark etmeli, Zaman zaman kendini eşinin yerine koyarak yaşanılanları onun açısından da değerlendirmeli, Gergin ve sıkıntılı anlarında eşinin üstüne gitmemeli, Rahatlatıcı tavır ve sözler sergilemeli, toplanan bulutları, şimşekleri yavaş yavaş dağıtmasını bilmelidir. Ortalık rahatlayınca, gerginliğin sebebi sorulmalı, Öğrenilince de ortadan kaldırılması veya sabır ve tahammülle karşılanması hususunda yardımlaşmalıdır. Sevgi ve rahmet, karşılıklı hukukun korunma kaynağıdır. İşlenecek hatalara karşı affedici olabilmek, gönülde güzel duygular canlandırır. Af edene olgunluk verir, af edilene sevgi ve hürmet aşılar. Yuvanın devamı ve saadeti için bunlar gerçekten lüzumludur. Kaynak Şerafettin Kalay, Anne-Babaya 50 Nasihat, Tahlil Yayınları. İslam ve İhsan PAYLAŞ İslam ve İhsan İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de “Allâh katında dîn İslâm’dır …” Âl-i İmrân, 19 buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan böyle bir dîn aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” Âl-i İmrân, 85 ... Peygamber Efendimiz Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret hac etmendir” buyurdular. “İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular. İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16 Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir. Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” Muvatta’, Kader, 3. Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir. Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307 Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” er-Rad, 28 Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir. İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal ilm-i hâl sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır. İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz. Erkam Medya © islam&ihsan 2013 - 2022 altında yayınlanan yazıların tüm hakları mahfuzdur. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi yazıların tamamı izinsiz kullanılamaz.
bir yuvanın yıkılmaması için dua