JGVgE. İSTANBUL, DHA-Türkiye genelindeki müze sayıları 467’ye ulaşırken, 2018 yılına oranla müze sayısının 16 adet arttığı müzelerin de 199’u Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde yer alırken, 268’inin özel müze kategorisinde yer aldığı saptandı. Ayrıca Bakanlığa bağlı müze ve ören yerlerini ziyaret oranları da 2019 yılında bir önceki yıla oranla yüzde 24,4 artarak 35 milyon 38 bin 417’ye takip kurumu Ajans Press, müzelerle ile alakalı basına yansıyan haber adetlerini inceledi. Ajans Press’in dijital basın arşivinden derlediği bilgilere göre geçen yıl müzelerle alakalı basına 33 bin 993 haber yansıdığı tespit edildi. Bu yıl çıkan haber adetlerine bakıldığında ise 23 bin 571 olduğu görüldü. Müzelerle ilgili haberler genelde yerel basında yer alırken, konuşulan başlıkların müzelere yapılan ziyaretler üzerine olduğu görüldü. Medyaya yansıyan kültür sanat haberi ise 56 bin 563 olarak kayıtlara Press’in, Türkiye İstatistik Kurumu TÜİK verilerinden elde ettiği bilgilere göre, geçen yıl Türkiye’deki müze sayısının 467 olduğu görüldü. 2018 yılına oranla 16 sayı arttığı kaydedilirken, bu müzelerin de 199’u Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde, 268’inin özel müze kategorisinde yer aldığı saptandı. Özel müze sayıları da her yıl artarken, 2014 yılından sonra Bakanlığa bağlı müze sayılarını geçmeye başladığı görüldü. Yıllara göre müze sayıları incelendiğinde ise 2010 yılında 334, 2014 yılında 392, 2018 yılında ise 451 adet müzenin ülkemizde faaliyet gösterdiği görüldü.
Finans sektörünün kalbi olan ve reel sektörün de en büyük ve en önemli arz kaynağı olan bankalar ülke ve dünya ekonomileri için çok büyük bir öneme sahiptir. Bu önem, araştırmacıları ve alanında uzman bilim insanlarını, bankaların karlılığı ve performansı üzerine araştırma yapmaya yönlendirmiştir. Ho ve Saunders’in 1981, net faiz marjını NIM etkileyen faktörleri belirlemek amacıyla yapmış oldukları çalışma literatürde bu alanda yapılan çalışmalara öncülük etmiştir. Bu çalışmada, piyasalardaki rekabet derecesi ve faiz oranı riskinin, NIM’in iki temel bileşeni olduğu ve Sharpe 1985, NIM ile faiz oranı riski arasında bir ilişki olduğunu belirtmişlerdir. Allen 1988, NIM’in kredi riskinden önemli derecede etkilediğini ifade etmiştir. Angbazo 1997, çalışmasında faiz oranı riski ile kredi riskini birlikte göz önünde bulundurmuştur. Staikouras ve Wood 2004, Avrupa’da faaliyet gösteren 685 ticari bankanın 1994-1998 dönemi verilerinden yararlanarak bankaların karlılığını etkileyen faktörleri panel veri analizi yöntemiyle test etmeyi amaçlamışlardır. Karlılık ölçütü olarak ROA bağımlı değişkeni kullanılmıştır. Karlılığı etkilediği varsayımıyla çalışmaya; aktif büyüklüğü, toplam krediler/toplam aktifler, faaliyet giderleri/toplam aktifler, faize duyarlı aktifler/faize duyarlı borçlar/toplam aktifler, öz kaynaklar/toplam aktifler, özel karşılıklar/toplam krediler, banka pazar payı, herfindahl indeksi, faiz oranları, faiz oranları değişkenliği, GSMH, kişi başına düşen GSMH bağımsız değişkenleri dahil edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre, ROA’yı; aktif büyüklüğü, faize duyarlı aktifler/ faize duyarlı borçlar/toplam aktifler, öz kaynaklar/toplam aktifler ve faiz oranlarına ilişkin katsayılar pozitif ve istatistiksel olarak anlamlı; toplam krediler/toplam aktifler, faaliyet giderleri/toplam aktifler, özel karşılıklar/toplam krediler, faiz oranları değişkenliği ve GSMH’ya ilişkin katsayılar ise negatif ve istatistiksel olarak anlamlıdır. Kosmidou 2008, Yunanistan’da faaliyet gösteren 23 ticaret bankasının 1990-2002 yılları arasındaki verilerinden yararlanarak bankaların karlılığını panel veri analizi yöntemini kullanarak ölçmeyi amaçlamıştır. Karlılık ölçütü olarak ROA bağımlı değişkeni kullanılmıştır. Karlılığa etki ettiği varsayımı ile; toplam giderler / toplam gelirleri, öz kaynaklar/toplam aktifler, toplam krediler, özel karşılıklar/toplam krediler, aktif büyüklüğü, GSMH, enflasyon oranı, piyasa kapitalizasyonu/bankaların toplam aktifleri, toplam bankacılık aktifleri/GSMH ve yoğunlaşma çalışmaya bağımsız değişkenler olarak dâhil edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre, ROA’yı; öz kaynaklar/toplam aktifler, aktif büyüklüğü ve GSMH değişkenleri pozitif ve istatistiksel olarak anlamlı; toplam giderler/toplam gelirler, özel karşılıklar/toplam krediler, enflasyon oranı, piyasa kapitalizasyonu/bankaların toplam aktifleri, toplam bankacılık aktifleri/GSMH ve yoğunlaşma değişkenlerine ilişkin katsayılar ise negatif ve istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Sufian ve Habibullah 2009, Çin’de faaliyet gösteren 220 ticaret bankasının 2000-2005 dönemi verilerinden yararlanarak bankaların karlılığını etkileyen faktörleri panel veri regresyon analizi sabit etkiler modeli yöntemiyle belirlemeyi amaçlamışlardır. Karlılık ölçütü olarak, ROA bağımlı değişkeni kullanılmıştır. Çalışmaya bağımsız değişkenler olarak da; toplam krediler/toplam aktifler, aktif büyüklüğü, özel karşılıklar/toplam krediler, faiz dışı gelirler net/toplam aktifler, faiz dışı giderler/toplam aktifler, öz kaynaklar/toplam aktifler, GSMH, enflasyon oranı, para arzındaki artış değişkenleri dahil edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre, ROA’yı; faiz dışı gelirler net/toplam aktifler, öz kaynaklar/toplam aktifler ve GSMH değişkenlerine ilişkin katsayılar pozitif ve istatistiksel olarak anlamlı, aktif büyüklüğü, faiz dışı giderler/toplam aktifler ve para arzındaki artış değişkenlerine ilişkin katsayılar negatif ve istatistiksel olarak anlamlı elde edilmiştir. Dietrich ve Wanzenried 2010, İsviçre’de faaliyet gösteren 453 ticaret bankasının 1999-2009 yılları arasındaki verilerinden yararlanarak bankaların karlılığını panel veri regresyon analizi yöntemini kullanarak belirlemeyi amaçlamışlardır. Karlılık ölçütü olarak ROA ve ROE bağımlı değişkenleri kullanılmıştır. Çalışmaya bağımsız değişkenler olarak; öz kaynaklar/toplam aktifler, toplam giderler/toplam gelirler, özel karşılıklar/toplam krediler, mevduatlardaki artış, banka borçlanma hacmi/piyasa borçlanma hacmi, aktif büyüklüğü, toplam faiz geliri/toplam gelir, faiz giderleri/mevduat, bankanın yaşı, kamu bankası olması, halka açık banka olması, yabancı banka olması dâhil edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre, ROA’yı; öz kaynaklar/toplam aktifler, bankanın yaşı değişkenleri anlamlı ve pozitif, toplam giderler/toplam gelirler, özel karşılıklar/toplam krediler, toplam faiz geliri/toplam gelir ve kamu bankası olması değişkenleri ise anlamlı ve negatif yönde etkilemektedir. Analiz sonuçlarına göre; bankanın yaşı arttıkça ROE de artmaktadır. Bankanın, kamu bankası olması ve halka açık banka olması ve bunların yanında öz kaynaklar/toplam aktifler, toplam giderler/toplam gelirler, banka borçlanma hacmi/piyasa borçlanma hacmi, toplam faiz geliri/toplam gelir değişkenlerindeki artışlar ise ROE’yi azaltmaktadır. Taşkın 2011, Türk bankacılık sektöründe 1995-2009 döneminde faaliyet gösteren ticari bankaların karlılığını etkileyen içsel ve dışsal faktörleri panel veri analizi yöntemiyle belirlemeyi amaçlamıştır. Karlılık ölçütü olarak ROA, ROE ve NIM kullanılmıştır. Karlılığı etkilediği varsayılan içsel faktörler olarak; toplam krediler/toplam aktifler, aktif büyüklüğü, özkaynaklar/toplam aktifler, özel karşılıklar/toplam krediler, personel giderleri/toplam gelirler, bilanço dışı faaliyetler/toplam aktifler ve yabancı banka bağımsız değişkenleri, dışsal faktörler olarak da; kişi başına düşen GSMH, sanayi üretim endeksi, faiz oranı, enflasyon oranı ve 2001 krizi bağımsız değişkenleri kullanılmıştır. Analiz sonuçlarına göre; ROA’yı, özel karşılıklar/toplam krediler ve personel giderleri/toplam gelirler bağımsız değişkenlerine ilişkin katsayılar negatif ve istatistiksel olarak anlamlı; bilanço dışı faaliyetler/toplam aktifler ve sanayi üretim endeksi değişkenlerine ilişkin katsayılar pozitif ve istatistiksel olarak anlamlıdır. ROE’yi, özkaynaklar/toplam aktifler ve özel karşılıklar/toplam krediler değişkenlerine ilişkin katsayılar negatif ve istatistiksel olarak anlamlı, bilanço dışı faaliyetler/toplam aktifler değişkenlerine ilişkin katsayılar ise pozitif ve istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. NIM’i, yabancı banka ve bilanço dışı faaliyetler/toplam aktifler değişkenleri pozitif ve istatistiksel olarak anlamlı, toplam krediler/toplam aktifler ve aktif büyüklüğü değişkenleri ise negatif ve istatistiksel olarak anlamlıdır. Yazarlar, özkaynaklar/toplam aktifler oranının modellerin çoğunda istatistiksel olarak anlamlı çıkmasına vurgu yaparak sermaye yeterliliğinin bankacılık sektörü açısından önemine değinmişlerdir. Bankaların ölçek ekonomisinden uzaklaşmasının performansı olumsuz yönde etkilediği ve risklerin karlılığa negatif yönde etki ettiği belirtilmiştir. Çalışmada makro değişkenlerden çok mikro değişkenlerin karlılık üzerinde etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Gülhan ve Uzunlar 2011, Türkiye'de faaliyet gösteren yerli ve yabancı sermayeli ticaret bankalarının 1990-2008 dönemi verilerini kullanarak bankaların karlılığını etkileyen sektörel, içsel ve dışsal faktörleri panel veri analizi kullanarak belirlemişlerdir. Çalışmada karlılık ölçütü olarak; ROA’yı kullanmışlardır. Bağımsız değişkenler olarak da; öz kaynaklar/toplam aktifler, personel giderleri/toplam aktifler, likit varlıklar/toplam aktifler, menkul kıymet/toplam aktifler, takipteki krediler/toplam krediler, aktif büyüklüğü, enflasyon, GSYİH büyüme oranı, sektör payı ve yoğunlaşma kullanılmıştır. Analiz sonuçlarına göre; ROA’yı, öz kaynaklar/toplam aktifler, menkul kıymet/toplam aktifler, GSYİH ve yoğunlaşma değişkenleri pozitif yönde; personel giderleri/toplam aktifler, likit varlıklar/toplam aktifler, takipteki krediler/toplam krediler, aktif büyüklüğü, enflasyon ve sektör payı değişkenleri ise negatif yönde etkilemektedir. İskenderoğlu, Atioğlu ve Karadeniz 2012, çalışmalarında BIST’de işlem gören 13 ticaret bankasının 2004-2009 yılları arasındaki çeyrek dönemlik finansal panel veri setinden yararlanmışlardır. Veri setinin çözümlenmesi amacıyla havuzlanmış regresyon modeli ve ArellanoBover/Blundell-Bond sistem Genelleştirilmiş Momentler Metodu GMM kullanılmıştır. Karlılık ölçütü olarak ROA ve ROE bağımlı değişkenleri dikkate alınmıştır. Karlılığa etkisi olduğu düşünülerek çalışmaya dahil edilen bağımsız değişkenler olarak da; bir önceki dönemdeki aktif karlılık, bir önceki dönemdeki özkaynak karlılığı, mevduat/özkaynak, mevduat+alınan krediler/özkaynak, mevduat/toplam aktifler, mevduat+alınan krediler/toplam aktifler, aktif büyüklüğü, öz kaynak büyüklüğü, aktifteki artış, özkaynaktaki artış ve kurumlar vergisi oranı kullanılmıştır. Analiz sonuçlarına göre, ROA’yı; bir önceki dönemdeki ROA, aktif büyüklüğü, özkaynak büyüklüğü pozitif, mevduat/özkaynak, mevduat + alınan krediler/özkaynak ve mevduat/toplam aktifler bağımsız değişkenlerine ilişkin katsayılar negatif ve istatistiksel olarak anlamlı yönde etkilemektedir. ROE’yi ise; bir önceki dönemdeki özkaynak karlılığı, aktif büyüklüğü, özkaynak büyüklüğü, aktiflerdeki artış ve özkaynaktaki artış değişkenlerine ilişkin katsayılar pozitif ve istatistiksel olarak anlamlı, mevduat/özkaynak ve mevduat/toplam aktifler değişkenlerine ilişkin katsayılar ise negatif ve istatistiksel olarak anlamlı yönde etkilemektedir. Araştırmacılar, çalışmada incelenmeyen 2008 krizinin karlılık üzerinde etki oluşturabileceğine dikkat çekmişlerdir. Finansal krizlerin karlılık üzerine etkilerinin yeni çalışmalarda ele alınması gerektiğine vurgu yapılmıştır. Samırkaş, Evci ve Ergün 2014, Türk bankacılık sektöründe faaliyet gösteren ticaret bankalarının 2003-2012 yılları arası aylık verilerinden yararlanarak, bankaların karlılığını etkileyen, bankaya özgü faktörleri ve makroekonomik faktörleri panel veri analiziyle belirlemeyi amaçlamışlardır. Karlılık ölçütü olarak, ROA ve ROE bağımlı değişkenleri kullanılmıştır. Karlılığı etkilediği düşünülen bağımsız değişkenler olarak; toplam özkaynak/toplam aktif, menkul değerler toplamı/toplam aktif, takipteki alacaklar toplamınet/toplam aktif, faiz dışı gelir/toplam aktif, % değişim cari GSYIH, % değişim 1 ay vadeli ağırlıklandırılmış mevduat faiz oranları, fiyat endeksi tüketici 2003=100 % değişim kullanılmıştır. Analiz sonucuna göre, ROA’yı önemli ölçüde etkileyen bağımsız değişkenin faiz dışı gelir/toplam aktif olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca,ROA’yı, toplam özkaynak/toplam aktif değişkeninin pozitif ve istatistiksel olarak anlamlı, % değişim 1 ay vadeli ağırlıklandırılmış mevduat faiz oranları değişkeninin ise negatif ve istatistiksel olarak anlamlı yönde etkilediği gözlemlenmiştir. ROE’yi önemli ölçüde etkileyen değişkenin faiz dışı gelir/toplam aktif olduğu analiz sonuçlarından elde edilmiştir. Faiz dışı gelir/toplam aktif oranının yanı sıra toplam özkaynak/toplam aktif değişkeninin de ROE’yi pozitif ve istatistiksel olarak anlamlı yönde etkilediğine analiz sonuçlarından ulaşılmıştır. Yazarlar, yapılan çalışmada öz kaynak karlılığı ile makroekonomik değişkenler arasında anlamlı bir ilişki tespit edememişlerdir. Araştırmacılar, ilgili dönemlerde sermaye yeterlilik rasyosundaki düzenli artışa dikkat çekmişlerdir. Bu artışın en önemli nedeni olarak da, 2002 yılından itibaren bankacılık sektöründe gözlemlenen yeniden yapılanma gösterilmiştir. Sermaye yeterlilik rasyosundaki bu iyileşmenin bankaların içsel ve dışsal şoklara karşı daha dirençli olmalarını sağladığı vurgusu yapılmıştır. Yazarlar, bankaların toplam aktif içerisindeki sermaye paylarını artırılarak risklere karşı korunabilecekleri ve karlılıklarını artırabilecekleri tavsiyesinde bulunmuşlarıdır. Güneş 2015, Türkiye’de faaliyet gösteren kamu, özel yerli ve özel yabancı sermayeli 22 ticaret bankasının 2002-2012 dönemine ait verilerini kullanarak, ilgili bankaların, karlılıklarını etkileyen içsel, dışsal ve sektörel faktörleri panel veri analizi kullanarak test etmiştir. Araştırmacı karlılık ölçütü olarak, ROA ve öz kaynak karlılığı ROE bağımlı değişkenlerini kullanılmıştır. Karlılığı etkileyen içsel faktörler olarak; büyüklük, sermaye, risk yönetimi toplam krediler ve alacaklar/toplam aktifler, gider yönetimi personel giderleri/toplam aktifler, takipteki krediler takipteki krediler toplamı/toplam krediler ve likidite likit aktifler/toplam aktifler bağımsız değişkenleri kullanılmıştır. Karlılığı etkileyen dışsal faktörler olarak; enflasyon ve GSYH bağımsız değişkenleri kullanılmıştır. Son olarak, karlılığı etkileyen sektörel faktörler olarak da; yoğunlaşma aktif büyüklüğü en büyük ilk beş bankanın toplam aktifleri/sektördeki tüm bankaların toplam aktifleri bağımsız değişkeni kullanılmıştır. Analiz sonucunda; ROA’nın, büyüklük, sermaye ve enflasyon bağımsız değişkenlerine ilişkin katsayılar pozitif ve istatistiksel olarak anlamlı; takipteki krediler ile ise negatif ve istatiksel olarak anlamlı ilişkide olduğu gözlemlenmiştir. ROE, sermaye ve enflasyon bağımsız değişkenlerine ilişkin katsayılar pozitif ve istatistiksel olarak anlamlı elde edilmiştir. Çalışmada, öz sermayenin Türk bankalarının karlılığını pozitif yönde etkilediğine vurgu yapılmıştır. Literatürde yer alan diğer çalışmalarda olduğu gibi, öz sermaye ile finanse edilen ya da borçlanma oranı düşük olan bankaların daha karlı olabilecekleri aktarılmıştır. Sermaye yapısı güçlü olan bankalara tasarruf sahipleri tarafından daha fazla güven duyulacağı ve bu güvenin sonucunda bankaların daha fazla mevduat toplayarak kredi talep edenlere kredi sağlayabilecekleri çıkarımında bulunulmuştur. Olağandışı şoklara karşı tedbirli ve hazırlıklı olabilmek için bankaların öz sermaye oranının artırılması ve sermaye yeterlilik oranının olabildiğince sınır bölgesinin %8 üzerinde tutulması tavsiye edilmiştir. Analiz sonuçlarının diğer önemli çıktıları ise, banka yönetiminin güçlendirilerek; faaliyet giderlerinin düşürülmesi, personel verimliliğinin artırılması, takipteki kredi oranının düşürülmesi için çalışmaların yapılması, aktif kalitesinin yüksek tutulması için politikalar geliştirilmesi, likidite yönetiminin iyi yapılması ve enflasyon, faiz gibi değişkenlerin tahminlenmesinin ve öngürüsünün yapılmasıdır. Saldanlı ve Aydın 2016, Türk bankacılık sektöründe faaliyet gösteren 23 ticaret bankasının 2004-2014 dönemine ilişkin karlılıklarını etkileyen içsel faktörleri panel veri analizi kullanarak araştırmışlardır. Çalışmada, karlılık ölçütü olarak ROA ve ROE bağımlı değişkenleri kullanılmıştır. Karlılığı test etmek için bağımsız değişkenler olarak da; öz kaynaklar/toplam aktifler, likit aktifler/kısa vadeli yükümlülükler, faiz dışı gelirler/toplam aktifler, faiz gelirleri/faiz giderleri, personel gideri + kıdem tazminatı/toplam aktifler rasyoları kullanılmıştır. Analiz sonuçlarında, öz kaynaklar/toplam aktifler ve faiz gelirleri/faiz giderleri değişkenlerinin bankaların ROA üzerinde pozitif bir etkisi olduğu belirlenmiştir. Çalışmada temel alınan 2014 yılsonu verilerine göre sermaye yeterliliği rasyosunun Türk bankacılık sektörü için %16,9 çıkmış olması, Türk bankacılık sektörünün Basel II ve Basel III kriterlerinde yer alan %8 alt sınırının 2 katı üzerinde olduğunu göstermektedir. Araştırmacılar tarafından, bu göstergelerin Türk bankacılık sektörünün öz sermaye yapısının güçlü ve ROA’nın yüksek olmasını sağladığı vurgusu yapılmıştır. Ayrıca,faiz dışı gelirler net/toplam aktifler değişkeninin ROA ve ROE üzerinde pozitif ve istatistiki olarak anlamlı bir etkiye sahip olduğunu belirlemişlerdir. Araştırmacılar, bu durumu araştırma kapsamında ele alınan dönemde ülke ekonomisinde meydana gelen gelişmelere bağlı olarak faiz gelirlerinin düşmesiyle birlikte bankaların alternatif faiz dışı gelir kaynaklarına yönelmesiyle açıklamışlardır. Sevim ve Eyüboğlu 2016, 2002-2013 döneminde BIST’de işlem gören 13 ticari bankanın verilerinden yararlanarak bankaların karlılığını etkileyen içsel faktörleri panel veri analizi yöntemini kullanarak belirlemeyi amaçlamışlardır. Karlılık ölçütü olarak ROA ve ROE bağımlı değişkenleri kullanılmıştır. Bağımlı değişkenleri etkilediği varsayılan ve çalışmada test edilen bağımsız değişkenler olarak da; aktif büyüme oranı, aktiflerin net faiz getirisi, likit aktifler/toplam aktifler, kredilerden alınan faizler/ortalama krediler, kedilerdeki büyüme, kredilerin ortalama getirisi, krediler/toplam aktifler, mevduattaki artış, öz sermaye/toplam aktifler, öz sermaye/mevduatlar, öz sermaye/krediler kullanılmıştır. Analiz sonuçlarına göre; aktiflerin net faiz getirisi ve faizler/ortalama krediler bağımsız değişkenleri ROA’yı ve öz kaynak karlılığını pozitif ve istatistiksel olarak anlamlı yönde etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Kredilerin ortalama getirisi ve krediler/toplam aktifler değişkenleri ise ROA’yı ve ROE’yi negatif ve istatistiksel olarak anlamlı yönde etkilediği sonucu ortaya çıkmıştır. Buğan, Kılıç ve Reis 2016, Türkiye’de faaliyet gösteren ve payları BIST işlem gören 14 ticaret bankasının 2009-2013 dönemi için karlılıklarını etkileyen içsel ve dışsal faktörleri panel veri analizi kullanarak belirlemeye çalışmışlardır. Karlılık ölçütü olarak, ROA ve NIM bağımlı değişkenlerini kullanmışlardır. Karlılığı etkileyen bağımsız değişkenlerden içsel faktörler olarak; kaldıraç oranı borç toplamı/aktif toplamı, likidite oranı kredi ve alacaklar/aktif toplamı, faaliyet giderleri oranı diğer faaliyet giderleri/aktif toplamı, kredi/mevduat oranı kredi ve alacaklar/mevduat toplamı kullanılırken, dışsal faktörler olarak da; TUFE, GSYH ve piyasa kapitalizasyonu [dolaşımdaki pay senedi sayısı x kapanış fiyatı/GSYİH] kullanılmıştır. Çalışmanın sonucuna göre, ROA’yı, kaldıraç oranı ve kredi/mevduat oranının negatif, piyasa kapitalizasyonunun ise pozitif yönde etkilediği gözlemlenmiştir. NIM değişkenini ise kaldıraç oranı, kredi/mevduat oranı, piyasa kapitalizasyonu ve GSYH değişkenlerinin negatif yönde etkilediği tespit edilmiştir. Araştırmacılar, kaldıraç oranının karlılık üzerine negatif etkisinin bulunmasına atıf yaparak, bankacılık sektöründe borç miktarının artmasının karlılığa olumsuz yönde etki yapacağını vurgulamışlardır. Olağanüstü dönemlerde ödeme güçlüğüne düşmek istemeyen bankaların daha yüksek öz sermaye ile faaliyetlerine devam etmesi gerekliliğine değinilmiştir. Kredi/mevduat oranındaki artışın karlılığı negatif etkilediği, bu duruma paydada yer alan mevduatlardaki azalışın düşüklüğün sebep olabileceği öngörüsü belirtilmiştir. Piyasa kapitalizasyonunun rekabetten dolayı NIM’i daralttığı; temerrüde düşme riskinden koruduğu ve borçlanma maliyetlerini azalttığı için de karlılığı artırdığı ifade edilmiştir. Çalışmada, GSYH’nin ROA üzerinde anlamlı bir etkisinin olmadığı, NIM’i ise anlamlı ve negatif yönde etkilediği gözlemlenmiştir. Bu durumun, GSYH’deki artışın ve ülke ekonomisindeki istikrarın kredi arz ve talebinde artış meydana getireceği beklentisine zıt yönde olması; çalışmanın yapıldığı dönemde yatırımcıların yatırımlarını farklı alanlarda değerlendirdikleri varsayımıyla açıklanmıştır. Karakuş, Zor ve Küçük 2017, Türk bankacılık sektöründe faaliyet gösteren 12 yerli ve 17 yabancı sermayeli toplam 29 ticaret bankasının 2006-2015 dönemine ait verilerini kullanarak panel veri analizi ile bankaların karlılığını etkileyen içsel faktörleri belirlemeyi amaçlamışlardır. Çalışmada karlılık ölçütü olarak; ROA, ROE ve NIM bağımlı değişkenleri kullanılmıştır. Karlılığı etkilediği düşünülerek analize dahil edilen bağımsız değişkenler olarak da; toplam krediler/toplam aktifler, aktif büyüklüğün doğal logaritması, özkaynaklar/toplam aktifler, özel karşılıklar/toplam krediler, bilanço dışı yükümlülükler/toplam aktifler, likit varlıklar/toplam aktifler, mevduat/toplam aktifler, faiz dışı giderler/toplam aktifler, faiz dışı gelirler/toplam aktifler, alınan krediler/toplam aktifler değişkenleri kullanılmıştır. Yerli sermayeli bankalar için; ROA’yı, aktif büyüklüğün doğal logaritması, özkaynaklar/toplam aktifler, özel karşılıklar/toplam krediler, faiz dışı gelirler/toplam aktifler bağımsız değişkenleri pozitif ve istatistiksel olarak anlamlı, faiz dışı giderler/toplam aktifler negatif ve istatistiksel olarak anlamlı yönde etkilemektedir. Yerli sermayeli bankalar için; ROE’yi, aktif büyüklüğün doğal logaritması, özkaynaklar/toplam aktifler ve faiz dışı gelirler/toplam aktifler bağımsız değişkenleri pozitif yönde ve istatistiksel olarak anlamlı etkilemektedir. Yerli sermayeli bankalar için; NIM’i, özkaynaklar/toplam aktifler ve özel karşılıklar/toplam krediler bağımsız değişkenleri pozitif yönde ve istatistiksel olarak anlamlı etkilemektedir. Yabancı sermayeli bankalar için; ROA’yı, özkaynaklar/toplam aktifler ve faiz dışı gelirler/toplam aktifler değişkenleri pozitif ve istatistiksel yönde anlamlı etkilemektedir. Yabancı sermayeli bankalar için; öz kaynak karlılığını, aktif büyüklüğün doğal logaritması, özkaynaklar/toplam aktifler ve likit varlıklar/toplam aktifler bağımsız değişkenleri pozitif yönde ve istatistiksel olarak anlamlı etkilemektedir. Yabancı sermayeli bankalar için; NIM’i, özkaynaklar/toplam aktifler ve özel karşılıklar/toplam krediler bağımsız değişkenleri pozitif yönde ve istatistiksel olarak anlamlı etkilemektedir. Araştırmacılar, yukarıda belirtilen içsel faktörler dışında yönetimsel ve makroekonomik dışsal faktörler gibi faktörlerin de karlılık üzerine etki yapabileceğine dikkat çekmişlerdir. 63 Tablo Literatür Taraması Detaylı Gösterim - 1 Yazarlar Veri Seti ve Dönem Metot Bağımlı Değişkenler Performans Ölçütü Bağımsız Değişkenler Anlamlı Sonuçlar Staikouras ve Wood 2004 Avrupa’da faaliyet gösteren 685 ticari bankanın 1994-1998 dönemi verileri Panel Veri Analizi ROA • Aktif büyüklüğü • Toplam Krediler / Toplam Aktifler • Faaliyet Giderleri / Toplam Aktifler • Faize Duyarlı Aktifler / Faize Duyarlı Borçlar / Toplam Aktifler • Öz kaynaklar / Toplam Aktifler • Özel Karşılıklar / Toplam Krediler • Banka Pazar Payı • Herfindahl İndeksi • Faiz Oranları • Faiz Oranları Değişkenliği • GSMH • Kişi Başına Düşen GSMH
//Türkiye’de Bulunan Bankalar ve İnternet Adresleri Türkiye’de Bulunan Bankalar ve İnternet Adresleri Türkiye’de Bulunan Bankalar ve İnternet Adresleri Türkiye’de 52 tane yerli ve yabancı sermayeyle kurulmuş banka faaliyette bulunmaktadır. Bu bankalardan bir kısmı sadece yatırım bankası olarak faaliyet gösterirken bir kısmı ise hem yatırım bankası hem de mevduat bankası olarak faaliyet göstermektedir. Ülkemizde faaliyette bulunan bankaların isimleri ve kime ait oldukları aşağıdaki listelerde ayrı ayrı incelenmiştir. 1- Türkiyede Bulunan Kamu Bankaları ve İnternet Adresleri Listesi Türkiye’de bulunan ve Devlet’in iştiraki ile kurulmuş olan bankalar aşağıdaki listededir. Ancak TMSF’ye devredilmiş olan Adabank ve Birleşik Fon Bankası özel banka olmakla birlikte bankaların yönetimi devlette olduğu için kamu bankaları arasında sayılmıştır. Banka Adı Statüsü Kime Ait Olduğu İnternet Adresi Adabank TMSF Türk Birleşik Fon Bankası TMSF Türk İller Bankası Kamu Bankası Türk İstanbul Takas ve Saklama Bankası Kamu Bankası Türk Ziraat Bankası Kamu Bankası Türk Türkiye Halk Bankası Kamu Bankası Türk Türkiye İhracat Kredi Bankası Kamu Bankası Türk Türkiye Kalkınma Bankası Kamu Bankası Türk Türkiye Vakıflar Bankası Kamu Bankası Türk 2- Türkiyede Bulunan Özel Sermayeli Türk Bankaları ve İnternet Adresleri Listesi Sermayesinin ağırlıklı çoğunluğu Türk vatandaşına ait olan bankalar Türk Bankası olarak kabul edilmiştir. Bu bağlamda aşağıdaki bankalar özel kişilere ait Türk Bankalarıdır. Banka Adı Statüsü Kime Ait Olduğu İnternet Adresi Akbank Özel Banka Türk Anadolu Bank Özel Banka Türk Diler Ytırım Bankası Özel Banka Türk Fibabanka Özel Banka Türk GSD Yatırım Bankası Özel Banka Türk Nurol Yatırım Bankası Özel Banka Türk Şekerbank Özel Banka Türk Turkish Bank Özel Banka Türk Türk Ekonomi Bankası Özel Banka Türk Türkiye Halk Bankası Özel Banka Türk Türkiye İş Bankası Özel Banka Türk Türkiye Sınai Kalkınma Bankası Özel Banka Türk Yapı ve Kredi Bankası Özel Banka Türk 3- Türkiyede Bulunan Özel Sermayeli Yabancı Bankalar ve İnternet Adresleri Listesi Sermayesinin ağırlıklı çoğunluğu yabancılara ait olan bankalar yabancı olarak kabul edilmiştir. Bu bağlamda aşağıdaki bankalar özel kişilere ait yabancı bankalarıdır. Banka Adı Statüsü Kime Ait Olduğu İnternet Adresi Alternatif Bank Özel Banka Yabancı Arap Türk Bankası Özel Banka Yabancı Bank Mellat Özel Banka Yabancı Bank of China Turkey Rabobank Özel Banka Yabancı Bankpozitif Kredi ve Kalkınma Bankası Özel Banka Yabancı Burgan Bank Özel Banka Yabancı Citibank Özel Banka Yabancı Denizbank Özel Banka Yabancı Deutsche Bank Özel Banka Yabancı Habib Bank Limited Özel Banka Yabancı HSBC Bank Özel Banka Yabancı ICBC Turkey Bank Özel Banka Yabancı ING Bank Özel Banka Yabancı Intesa Sapaolo Özel Banka Yabancı Jp Morgan Chase Bank National Association Özel Banka Yabancı Merril Lynch Yatırım Bank Özel Banka Yabancı MUFG Bank Turkey Özel Banka Yabancı Odea Bank Özel Banka Yabancı Pasha Yatırım Bankası Özel Banka Yabancı QNB Finansbank Özel Banka Yabancı Rabobank Özel Banka Yabancı Societe Generaler Özel Banka Yabancı Standard Chartered Yatırım Bankası Özel Banka Yabancı Turkland Bank Özel Banka Yabancı Türkiye Garanti Bankası Özel Banka Yabancı 4- Türkiyede Bulunan Katılım Bankaları ve İnternet Adresleri Listesi Türkiye’de şuan için 5 tane katılım bankası faaliyette bulunmaktadır. Bu bankalardan kamu bankası olanlar dışında kalanların sermayelerinin büyük çoğunluğu yabancı kişilere aittir. Bu nedenle bu katılım bankalarından sadece ikisi Türk bankası, kalanlar yabancılara ait banka şeklinde değerlendirilmiştir. Banka Adı Statüsü Kime Ait Olduğu İnternet Adresi Albaraka Türk Katılım Bankası Özel Banka Yabancı Kuveyt Türk Katılım Bankası Özel Banka Yabancı Türkiye Finans Katılım Bankası Özel Banka Yabancı Ziraat Katılım Bankası Kamu Bankası Türk Vakıf Katılım Bankası Kamu Bankası Türk
Türk Bankacılık sisteminde merkez bankacılığı uygulaması ticaret ve iş bankalarının var olan banknot ihracatına dair yetkilerinin devlet tarafından kaldırılması sonucunda 51 oluşan tek bankacılık anlayışı içerisinde meydana çıkmıştır. Öncesinde ülkemizde bankacılık sisteminde merkez bankasının üstlendiği misyonu özel ya da karma ser- mayeli bankalar sürdürürken sonrasında ise üstlendikleri bu misyonun kamu fonksi- yonu özelliğinde olması bağlamında kamulaştırılmışlardır. Günümüzde merkez bankaları emisyon yetkisine sahip olan ve finansal piyasaların arzını kontrol eden bankalar olarak tanımlanmaktadır. Bu bağlamda ayrıca merkez bankaları para piyasalarını düzenleyerek piyasalarda fiyat istikrarını sağlamak ile yükümlü iken ülkemizde var olan bankacılık sistemini kontrol altında tutarak döviz ve altın rezervlerini yöneten önemli bir kurum olarak nitelendirilebilir Akbulak vd., 2004, s. 83.[03] Ayrıca merkez bankaları ülkemizde hazineyi doğrudan denetlerken ülke ekonomisi içerisinde faaliyet gösteren özel teşebbüs yani özel sektörü ise ülkede faaliyet göste- ren bankaların sağladığı krediler aracılığı ile desteklemektedir. Bu bağlamda merkez bankaları ülkenin sahip olduğu finansal kaynakları farklı üretim kesimlerine dağıl- ması konusunda önemli bir rol üstlenmiştir Takan, 2001, s. 21. [081] Merkez Bankası, para basma yetkisi elinde olan banka olarak ifade edilmektedir. Merkez bankası, görev yaptığı ülkede para otoritesi ve rezerv banka olup, emisyon ve faiz oranları enstrümanları yoluyla ülkede dolaşımda olan para arzını kontrol al- tında tutar. Diğer ticari bankalardan en temel farkı ulusal parayı çıkarma yetkisidir. Merkez bankaları siyasi ve politik müdahaleden bağımsız şekilde faaliyette bulun- maktadır. Merkez bankalarının kurulmasını temel amacı çok daha az maliyete katlanarak ve kolay bir şekilde borçlanma problemlerini çözmek, dolaşımda bulunacak yerel para- nın emisyon ve tedavülü hakkında karar almak ve bankacılık faaliyet ve sisteminin düzenli ve sağlıklı bir şekilde devam etmesini sağlamaktır. Merkez bankalarının yerine getirdiği fonksiyonlar şu şekildedir Para emisyonun düzenlenmesi, Para değerinin korunması, 52 Para ve kredi hacmini ekonomik koşullara ve devlet tarafından belirlenen he- deflere göre düzenlenmesi, Sunulan kredilerin etkin ve verimli olacak alanlarda kullanılmasını dolaylı bir şekilde sağlanması, Devletin hazine ile ilgili işlemlerinin yürütülmesi, Bankaların mevduatlara ilişkin karşılıklarının ve nakit ihtiyaçlarının korun- ması, Bankalar arasında meydana gelen borç ve alacakların mahsubunun yapılması, Ülkenin altın ve döviz rezervlerinin yürütülmesi, Uluslararası ödemelere aracı olarak kliring kurumu görevinin yerine getiril- mesi, Reeskont oranlarının saptanması ve açık piyasa işlemlerinin düzenlenmesi. Türk bankacılık sektöründe önemli bir adım, 3 Ekim 1931'de, Türkiye Merkez Ban- kası'nın, 30 Haziran 1930'da 1715 yasası ile atılmıştır. Türkiye'deki para otoritesi, TC Merkez Bankası'dır TCMB. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın temel yapısı ve görevleri Nisan 2001'den sonra yürürlüğe giren dizi yasal düzenleme ile değiştirilmiştir. TCMB, araçların kullanılmasında bağımsız bir otorite haline gelmiş- tir. Bu sayede siyasi müdahale önlenmiş olur. Merkez Bankası'nın öncelikli görevi fiyat istikrarını sağlamak ve sürdürmektir. Kamu sektörüne kredi kullandıramamakta ve döviz kurunun seviyesi hakkında herhangi bir ipucu yok. Merkez Bankası aşırı dalgalanmayı önlemek ve rezervlerini biriktirmek için piyasaya müdahale edebilir. Ana işlevi ve yetkileri aşağıdaki gibi sınıflandırılabilir. Açık piyasa işlemleri yapmak, Türk lirasının iç ve dış değerini korumak için hükümetle gerekli önlemle- rin alınması, Zorunlu tazminat ve likidite pozisyon oranının değiştirilmesi, Reeskont yapmak ve ilk ödeme yapmak, Ülkenin altın ve döviz rezervlerini yönetmek, Finansal Pazarı İzlemek, 53 Enflasyon hedefinin hükümet ve buna uygun para politikası ile gösteril- mesi, Fiyat istikrarını korumak, Gerekli olması halinde TMSF'ye fonlama, Bu sayede Merkez Bankası piyasadaki çek para birimini kontrol eder. Zorunlu taz- minat oranı Türk Lirası yükümlülükleri için % 6, döviz yükümlülükleri için % 10’dur. Likidite pozisyonu, mevduat sahipleri bankadan mevduat çekmesi durumun- da bankaların likidite varlıklarını elinde bulundurmaları zorunluluğudur. Likidite pozisyon oranı Merkez Bankası tarafından belirlenir. Merkez bankasındaki bankala- rın devlet tahvili olarak hesapları tek kullanımlık mallar olarak görülür. Oran artırı- lırsa, mevduatın dönüşüm oranı düşürülür. Bu oran, Türk Lirası yükümlülükleri için yüzde dört, Döviz yükümlülüğü için yüzde biridir. Şendoğdu, s. 120-122. [080] Bankaların kredi işlemleri, mevduata verilen faiz oranları konusunda bilgi verme sorumluluğunu almak. Bankaların, bankacılık sektörünü değerlendirebilmeleri için gerekli istatis- tiksel bilgilere sahip olmak. Küresel finansal krizden kaynaklanan dersler, merkez bankacılığı anlayışında kayda değer bir değişiklik getirmiştir. Mali istikrarın ikinci derece bir meseleden daha fazla olması gerektiği ve fiyat istikrarının yanı sıra finansal istikrarı takip etmeden genel makroekonomik istikrarın sağlanamayacağı anlaşılmıştır. Gerçekten de, merkezi is- tikrarın merkez bankacılık hedeflerine dâhil edilmesi, merkez bankacılar için birkaç yıl önce kısa vadeli faiz oranlarını kontrol ederek neredeyse yalnızca faaliyet göste- ren ek araçların kullanılmasına neden oldu. En gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler makro ihtiyati araçların kullanımına başlamış ya da desteklemiştir. Bu nedenle, kont- rol panellerinin yanı sıra merkez bankalarının araç setleri de genişletilmiştir. Bu tür araçlar ile sınırlı tecrübe ile ilgili olarak, bu gelişmeler ekonomistler ve merkez ban- kacılar için etkili para politikası yürütmek ve izlemek için yeni mücadelelere başla- mıştır. Bu kademeli değişimin ardından, para politikasının etkinliğini izlemek için kullanı- lan yöntemler güncelliğini kaybetmiş ve birbirleriyle etkileşime giren ek bir objektif ve yeni politika araçları, merkezi bankacılar ve ekonomistler için kapsamlı bir değer- 54 lendirme yapmak zor bir görev olmuştur. Başka bir deyişle, değerlendirme için önce- ki yaklaşımlar, merkez bankacılığının bu yeni dönemi için bir "güncelleme" gerekti- rir.
The requested URL /spor/turkiye-de-fa was not found on this server.
türkiye de faaliyet gösteren özel yerel ticaret bankasının kısa adı